İç Bakış!
- Bilal Nadir

- 7 Şub 2023
- 1 dakikada okunur
Psikolojik danışmanlık seanslarımda, BDT Kuramı ile çalışmayı istiyorum. BDT Kuramı, ilk olarak depresyona çözüm bulmak için geliştirilmiş ve bu çerçevede yapılanmıştır. Ancak benim genel tutumum depresyonla ilgili çalışmayı sevmemek yönünde. Bu tutumu incelediğimde;
Öncelikle ağır patolojik depresyon vakalarıyla çalışmak benim uzmanlık alanım olmadığı için bu konuyu geçiyorum. Patalojik olmayan depresyon vakalarına baktığımda, depresyonuyla baş edemeyip uzman desteğine başvuran bireylere karşı nötrüm. Yani böyle bir danışanım olması beni rahatsız etmeyeceği gibi, sorununu çözmesi için profesyonel hizmet sunarım. Geriye aslında depresyonda olmayıp, düşük düzey kaygı ve üzüntü durumunda kendilerine (popüler kültür etkisiyle) depresyon teşhisi koyan ve sorunlarından kaçıp tembellik edenler kalıyor. Üstelik bu insanlar depresyon da oldukları konusunda diretecek kadar da küstah. Ben aslında depresyon vakalarıyla çalışmamak istemiyorum. Ben bu tembel küstahlarla muhatap olmak istemiyorum.

Yani aslında konunun depresyonla bir ilgisi yok. Konu, benim işlevsiz tanımlama yapmış olmam. Bir psikolojik danışman olarak yanlış tanımladığım bu insanlar gönüllü olarak terapi hizmetinde bulunmaları halinde, özellikle BDT ile etkili danışmanlık hizmeti sunabilirim.
Evet bir danışman kendi içine dönerek kendi tabu ve olumsuz yönelimlerine sahip kişilerle danışmanlık yapmamalıdır. Ancak bu içe dönme sürecinde ki süreçlerimizi iyi incelememiz gerekmektedir. Çünkü işlevsiz inançlarımız, temel görevlerimizi yapmamızı da engelleyebilir. Hatta bu görevleri yapmama hakkımız olduğunu da küstahça savunuruz.











Yorumlar